Enerji Kimlik Belgesi sahibi bina sayısı 1 milyona yaklaştı!

En çok Enerji Kimlik Belgesi sahibi bina İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunuyor. EKB’li binalar, sera gazı salınımını daha önceki yıllarda yapılan binalara oranla yüzde 60 oranında azalttı.

Binalarda Enerji Kimlik Belgesi (EKB) zorunlu

Enerji Kimlik Belgesi (EKB), enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, israfın önlenmesi ve çevrenin korunmasını sağlamak için asgari olarak binanın enerji ihtiyacı, enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salımı seviyesi, yalıtım özellikleri ve ısıtma/soğutma sistemlerinin verimiyle ilgili bilgileri içeren bir belgedir. Türkiye‘de EKB, bu şartları haiz binalara verilir.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB) sahibi bina sayısı Ekim 2019 itibarı ile 920 bine ulaştı. Bunların 150 bini eski, 770 bini ise 2011 sonrası yapılan binalardan oluşuyor.

EKB, 2011 yılından beri yapı ruhsatı alan tüm binalara, EKB uzmanlık eğitimi almış, yetkilendirilmiş mühendis ve mimarlar tarafından veriliyor. Ülke genelinde EKB oluşturmaya yetkili firma sayısı 5 bin 100 olup, bu firmalarda görev alan yetkili uzman sayısı 6 bin 400’dür.

EKB uzmanlığı eğitimini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın yetkilendirdiği kuruluşlar veriyor.

1 Kasım 2017’den sonra düzenlenen EKB’ler, e-Devlet üzerinden görülebiliyor.

En çok EKB’li bina İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunuyor

En çok EKB belgesine sahip iller şöyle:

  • İstanbul 165 bin 983,
  • Ankara 87 bin 806,
  • İzmir 71 bin 278,
  • Bursa 40 bin 805,
  • Antalya 38 bin 135,
  • Kocaeli 35 bin 709,
  • Muğla 31 bin 502,
  • Konya 27 bin 182,
  • Eskişehir 25 bin 487 ve
  • Balıkesir 23 bin 968.

Bakanlık tarafından zorunlu hale getirilen EKB, ülke genelinde çevreci binaların sayısının artmasını, sera gazı salınımının azaltılmasını sağladı.

Bu kapsamda ülke genelinde 2011 yılından sonra inşa edilen 770 bin bina, sera gazı salınımını daha önceki yıllarda yapılan binalara oranla yüzde 60 azalttı.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB) nedir?

5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve buna bağlı çıkartılan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’ne göre EKB, binalarda enerjinin ve enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını, enerji israfının önlenmesini ve çevrenin korunmasını sağlamak için asgari olarak binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salımı seviyesi, yalıtım özellikleri ve ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgileri içeriyor.

Buzdolabı, çamaşır makinesi gibi beyaz eşyalardaki ya da klimalardaki enerji performans sınıflandırmaları artık binalar için de geçerli kabul ediliyor. A sınıfı en verimli, G sınıfı en düşük verimli seviyeyi belirtiyor.

Binalarda bu sınıflandırmayı gösteren belgeye de Enerji Kimlik Belgesi deniliyor.

Yeni yapılacak ya da inşa edilen binaların enerji kimlik belgesi sınıfının ise en düşük C olacak şekilde tasarlanıp inşa edilmesi gerekiyor. C sınıfından daha düşük seviyede olan binalara, kanunen Yapı Kullanım Belgesi yani iskan verilmiyor.

Mevcut binalar için EKB asgari sınıflandırma seviyesi koşulu yok.  

Enerji kimlik belgeli bina sayısı 1 milyona yaklaştı başlıklı haber, trthaber.com internet sayfasında 24 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri yarıdan fazla düştü!

TÜİK verilerine göre, Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri düşmeye devam ediyor. Yapı Ruhsatı yüzölçümü ilk dokuz ayda yüzde 58 oranında düştü.

Yapı Ruhsatı yüzölçümü yüzde 58 azaldı

TÜİK Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri verilerine göre, yapı ruhsatı sayısı yarıdan fazla düştü. 2019 yılının ilk dokuz ayında Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatları bir önceki yıla göre şu oranlarda azaldı;

  • bina sayısı bazında yüzde 57,1,
  • yüzölçümü olarak yüzde 58,
  • yapı değeri olarak yüzde 48,9,
  • daire sayısı bazında yüzde 63,8

Yapı ruhsatı verilen binaların toplam yüzölçümü 45,5 milyon metrekare

2019 yılı Ocak-Eylül ayları toplamında ruhsat verilen yapıların toplam yüzölçümü 45,5 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 20,3 milyon metrekaresi konut,
  • 17,1 milyon metrekaresi konut dışı ve
  • 8 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Yapı sahipliğine göre;

  • özel sektör 33,2 milyon metrekare,
  • devlet sektörü 11,2 milyon metrekare,
  • yapı kooperatifleri 1,1 milyon metrekare.

Toplam 179 bin 766 daireden daire sayısına göre yapı ruhsatı alımı;

  • özel sektör 155 bin 469,
  • devlet sektörü 21 bin 985 ve
  • yapı kooperatifleri 2 bin 312.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • İstanbul 7,5 milyon metrekare,
  • Konya 2,9 milyon metrekare,
  • Ankara 2,88 milyon metrekare.

Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Karabük, Ardahan ve Çankırı oldu.

Daire sayılarına göre;

  • İstanbul ili 33 bin 538 adet,
  • Konya 9 bin 702 adet,
  • Ankara 7 bin 768 adet.

Daire sayısı en az olan iller sırası ile Karabük, Ardahan ve Hakkari oldu.

Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümü yüzde 7,2 azaldı

TÜİK verilerine göre 2019 yılının ilk dokuz ayında bir önceki yıla göre Belediyeler tarafından verilen Yapı Kullanma İzin Belgelerinin;

  • yüzölçümü yüzde 7,2 azaldı
  • değeri yüzde 12,3 arttı
  • bina sayısı yüzde 20,6 azaldı
  • daire sayısı yüzde 11,3 azaldı.

2019 yılı Ocak-Eylül ayları toplamında Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen binaların toplam yapı yüzölçümü 111,4 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 62,7 milyon metrekaresi konut,
  • 25,4 milyon metrekaresi konut dışı ve
  • 23,2 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanını oluşturuyor.

Yapı sahipliğine göre

  • özel sektör 94,2 milyon metrekare,
  • devlet sektörü 15 milyon metrekare,
  • yapı kooperatifleri 2,2 milyon metrekare.

Toplam 543 bin 801 daireden daire sayısına göre ise;

  • özel sektör 492 bin 287,
  • devlet sektörü 62 bin 662,
  • yapı kooperatifleri 8 bin 852.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 20,3 milyon metrekare İstanbul,
  • 10,8 milyon metrekare Ankara,
  • 4,8 milyon metrekare İzmir.

Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Ardahan, Tunceli ve Batman oldu.

Daire sayılarına göre;

  • İstanbul ili 106 bin 637 adet,
  • Ankara 39 bin 510 adet,
  • İzmir 29 bin 235 adet.

Daire sayısı en az olan iller sırası ile Ardahan, Batman ve Bayburt oldu.

Editörün ‘Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri’ Değerlendirmesi

Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri doğrultusunda yarıdan fazla düşüş, inşaat sektörünün önümüzdeki 1,5-2 seneyi durgun geçireceğini göstermektedir. Sektörel aktörler yeni inşaatlara başlamaktan ziyade ellerindeki mevcut projeleri bitirme veya tamamladıkları konutları satıp nakte dönme yönünde hareket ediyorlar.

Öte yandan, Ağustos ayı başından beri TCMB Para Politikası Kurulu (PPK)’nun politika faizinde üstüste faiz indirimine gitmesi ile başta Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank olmak üzere tüm bankaların konut, araç ve ihtiyaç için kredi indirimi devam ediyor. Alım yönünde fırsat kollayan vatandaşlar, sıfır daireden ziyade, ihtiyaçtan veya yenileme sebebiyle fiyatını uygun bulduğu ikinci el konutları alma yönünde hareket ediyor.

Bu şekilde mevcut yapı stoğunun erimesi ile birlikte konut alımında yeniden bir talebin oluşması ve inşaat sektörünün hareketlenmesi 2021 yılı ortalarını bulabilir.

Yabancı yatırımcıların yeniden Türkiye’yi tercih etmesi içinse, ekonomide istikrarın sağlanması ve güven ortamının tesis edilmesi şart.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30760

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Belediyeler; “Harç bitti, Yapı paydos!”

Belediyelere göre; “Harç bitti, Yapı paydos.” Türkiye İstatistik Kurumu, 2019 yılı Ocak-Haziran ayları arası Yapı İzin İstatistikleri verilerini açıkladı. Yapı Ruhsatı sayısı ilk altı ayda yüzde 60 oranında düştü.

Belediyelere göre; “Harç bitti, Yapı paydos.”

“Harç bitti, Yapı Paydos”

Ocak-Haziran arası verilen yapı ruhsatı sayısı yarıdan fazla düştü; harç bitti, yapı paydos. TÜİK 2019 yılı Ocak-Haziran ayları arası Yapı İzin İstatistikleri verilerine göre, yılın ilk altı ayında Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatları bir önceki yıla göre şu oranlarda azaldı;

  • bina sayısı bazında yüzde 60,
  • yüzölçümü olarak yüzde 60,1,
  • yapı değeri olarak yüzde 50,
  • daire sayısı bazında yüzde 66,3
2019 yılı Ocak-Haziran ayları arası Yapı İzin İstatistikleri

Yapı ruhsatı verilen binaların toplam yüzölçümü 30,5 milyon metrekare

2019 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında ruhsat verilen yapıların toplam yüzölçümü 30,5 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 13,6 milyon metrekaresi konut,
  • 11,7 milyon metrekaresi konut dışı ve
  • 5,2 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Yapı sahipliğine göre;

  • özel sektör 22,4 milyon metrekare,
  • devlet sektörü 7,4 milyon metrekare,
  • yapı kooperatifleri 673 bin metrekare.

Toplam 119 bin 982 daireden daire sayısına göre yapı ruhsatı alımı;

  • özel sektör 106 bin 448,
  • devlet sektörü 12 bin 80 ve
  • yapı kooperatifleri bin 454.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • İstanbul 4,9 milyon metrekare,
  • Konya 2,2 milyon metrekare,
  • Ankara 2 milyon metrekare.

Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Karabük, Iğdır ve Ardahan oldu.

Daire sayılarına göre;

  • İstanbul ili 20 bin 712 adet,
  • Konya 7 bin 380 adet,
  • Ankara 5 bin 889 adet.

Daire sayısı en az olan iller sırası ile Karabük, Ardahan ve Iğdır oldu.

Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümü %2,8 arttı

TÜİK verilerine göre 2019 yılının ilk altı ayında bir önceki yıla göre Belediyeler tarafından verilen Yapı Kullanma İzin Belgelerinin;

  • yüzölçümü yüzde 2,8 arttı
  • değeri yüzde 29,4 arttı
  • bina sayısı yüzde 10,9 azaldı
  • daire sayısı yüzde 2,5 azaldı.

2019 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen binaların toplam yapı yüzölçümü 80,1 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 45 milyon metrekaresi konut,
  • 18,3 milyon metrekaresi konut dışı ve
  • 16,7 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanını oluşturuyor.

Yapı sahipliğine göre

  • özel sektör 68,4 milyon metrekare,
  • devlet sektörü 10,1 milyon metrekare,
  • yapı kooperatifleri 1,6 milyon metrekare.

Toplam 389 bin 517 daireden daire sayısına göre ise;

  • özel sektör 354 bin 495,
  • devlet sektörü 28 bin 635,
  • yapı kooperatifleri 6 bin 387.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 16,1 milyon metrekare İstanbul,
  • 8,1 milyon metrekare Ankara,
  • 3,3 milyon metrekare İzmir.

Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Ardahan, Tunceli ve Hakkari oldu.

Daire sayılarına göre;

  • İstanbul ili 83 bin 463 adet,
  • Ankara 29 bin 802 adet,
  • İzmir 19 bin 846 adet.

Daire sayısı en az olan iller sırası ile Ardahan, Hakkari ve Batman oldu.

Editörün Değerlendirmesi

2019 yılı Yapı Ruhsatı bazındaki ortalama yüzde 60’lık düşüş, inşaat sektörünün önümüzdeki bir – bir buçuk yılı durgun geçireceğini göstermektedir.

Bu süre zarfında gayrimenkul sektörü elindeki mevcut yapı stoğunu eritmeye çalışacak. Konut alımında yeniden bir talebin oluşması 2021 yılı ortalarını bulabilir.

Kur artışından dolayı özellikle dış kaynaklı hammaddeye ciddi oranda zam gelmeye devam ediyor. Taahhüt sektörü temsilcileri, inşaat yapım maliyetlerine yansıyan bu artışı, satış fiyatlarına yansıtamamakta. Bunda satışların durgun olmasının etkisi büyük.

Döviz kuru avantajı nedeniyle Yabancılar Temmuz ayında konut almaya devam etti. Ancak 4.192 adet gerçekleşen bu satış rakamı, toplam bir buçuk milyonu bulan yapı stoğunu eritmede oldukça yetersiz.

Ağustos ayı başında Kamu Bankalarının Konut Kredisi Faiz Oranlarını yüzde 0,99’a çekmesiyle, Konut Piyasası bir miktar hareketlendi.

Ancak sektörel anlamda ekonominin canlanması için güven ortamının tesis edilmesi ve özellikle yabancı yatırımcıların yeniden Türkiye’yi tercih etmesi gerekmektedir.

“İşin bu raddeye geleceği öncesinden belliydi”

MOTTO Mimarlık Mühendislik sahibi Mimar Mehmet Ali ARIKAN, bu durumun sürpriz olmadığını, işin bu raddeye geleceğinin daha yıl başından belli olduğunu ifade etti. Mimar Arıkan’a göre;

  • Yapı Denetim Sisteminde yılbaşından itibaren havuz sistemine geçilmesi,
  • Deprem Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile statik proje ve zemin etüdü uygulamasının zorlaşması,
  • Danıştay kararı sonrası İmar Müdürlükleri’nin muallakta kalması,
  • Belediye personeli, Mimar ve Mühendislerin bu belirsizlik ortamında kararsızlık yaşaması,

gibi etkenler, zaten durma noktasına gelen konut satışları dolayısıyla yeni inşaat projelerinin ertelenmesini doğurdu.

Bu sebeple proje bürolarının işi durdu ve yeni yapı ruhsatı müracaatları yarıdan fazla azaldı. Yani, “Harç bitti, Yapı paydos.”

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30759

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İzmir Çiğli’de 4 Bin Konutun Yapı Ruhsatı İptal Oldu!

İzmir Çiğli’de yaklaşık 170 dönümlük alanın parselasyon planının iptal olması nedeniyle 4 bin konutun Yapı Ruhsatı iptal oldu. Kaçak Yapı durumuna düşen 4 bin evin, 1993 yılından beri devam eden inşaatı durdu.

Yapı Ruhsatı iptal olan 4 bin konutun sahipleri mağdur

4 bin Konutun Yapı Ruhsatı iptal oldu

Milliyet muhabirinin haberine göre, İzmir Çiğli’de, daha önce oturma ruhsatı alınıp inşasına başlanan 4 bin konutluk projenin bulunduğu yaklaşık 170 dönümlük alanın parselasyon planı iptal oldu. Parselasyon planı iptalinden dolayı Yapı Ruhsatı da geçersiz olan binalar kaçak duruma düştü. Müteahhitler, inşaatlarının yarım kaldığı gerekçesiyle milyonlarca lira zarar ettiklerini ifade edip, yetkililerden bu duruma çözüm bulmalarını istedi.

İzmir ili Çiğli ilçesine bağlı Esentepe Mahallesi’nde yaklaşık 170 dönümlük bir alanın 1993 yılında parselasyon planı yapıldı. Planlamada yapılan bazı hatalar gerekçesiyle bir hak sahibinin 23 yıl aradan sonra açtığı davayı 2 yıl önce karara bağlayan Mahkeme, mevcut parselasyon planının iptaline hükmetti. Bu suretle sözkonusu bölgede 1993 yılından bugüne kadar inşa edilen tüm ruhsatlı konutlar ‘kaçak yapı‘ durumuna düştü.

Çiğli Müteahhitler ve İş Adamları Derneği Başkanı Barış Öncü, iki yıl önce parselasyon planının iptal olmasından dolayı bölgede yaşayan hak sahipleri, müteahhitler ve konut sahiplerinin sıkıntı yaşadıklarını kaydetti. Öncü; “Bitmiş olan evler bile kaçak duruma düştü. Yapı Ruhsatı almış inşaatlar durduruldu. Temel üstü ruhsatı alınamıyor. Bitmiş binaya Yapı Kullanma Belgesi alınamıyor. Yıllarca dişinden, tırnağından artırıp bir konut sahibi olabilen vatandaşların oturma ruhsatlı evleri bile kaçak yapı statüsünde.” dedi.

Büyük gerginlikleri doğurabilir

Öncü, sözkonusu alanda yüzlerce müteahhidin ciddi cezai müeyyide içeren ‘kat karşılığı inşaat sözleşmesi’ ile iş yaptığını ifade etti. Öncü, “Sözleşmedeki cezai müeyyideler halen işler durumda. İnşaat sektöründeki ciddi sıkıntıların yaşandığı şu dönemde, üzerine bir de bu sorun eklenince, müteahitler iflas etme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.” dedi.

Öncü devamında, bölgede büyük gerginlikleri doğurabilecek nitelikteki bu konuya çözüm bulmada yardımcı olması için, sorunu AK Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır’a aktardıklarını dile getirdi.

Sorunu Çevre ve Şehircilik Bakanımıza aktardık

Ak Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır, konuyla ilgili kendisini onlarca kişinin aradığını belirtti. Nasır sorunun; planlama safhasında vatandaşın arsasında ‘ortaklık katılım payı’ diye nitelenen zayiat alınırken yapılan hatalardan oluştuğunu ifade etti. Mahkemelerin mevcut yasalar doğrultusunda yapabileceği bir şeyi olmadığını dile getiren Necip Nasır, şikayet sahibinin davadan vazgeçmesi veya belediyenin yeniden parselasyon planı yapması ile ancak sorunun giderilebileceğini kaydetti.

Nasır devamında; “Belediye tarafından 2 yıldır bir şey yapılmayan bu sorunun çözümü için çalışmaya başlansa dahi sonuçlanması için uzun bir zaman gerekecektir. Bu süreçte mağduriyetler daha da büyüyecek. Sosyal sorunlara neden olabilecek duruma gelindiği için, kısa süre önce İzmir’e gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a durumu aktardık.

Sorunun çözümü için ne yapılabileceği hakkında birlikte fikir alış verişinde bulunduk. Gerekmesi halinde bir Milletvekili olarak, sorunun çözümü için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun teklifi vereceğim.” dedi.

Durumdan 4 bin konut etkilendi

Bölgede plan iptalinden etkilenen yaklaşık 4 bin konutun olduğunu ifade eden müteahhit Kamil Demirtaş ise “Yarım kalan birçok inşaat var. Projelendirme aşamasından temel inşasına kadar geçen süreçte en yoğun masrafların yapıldığı inşaatta yaklaşık 1 milyon liralık mağduriyetim var. Konu yalnızca bu rakamla da bitmiyor. Arsa sahiplerine verilen güvence bedelleri de dikkate alınınca zararın boyutu daha da artıyor.” şeklinde konuştu.

Bölgenin harita işlerini yapan Haldun Karataş da 30 adada parselasyon planının iptal edildiğini açıklayarak ev sahipleri, müteahhitler ve arsa sahipleri dahil bölgedeki herkesin mağdur olduğunu ifade etti.

Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri Yayınlandı!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye geneli Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri verilerine göre; Belediyeler tarafından Daire sayısı bazında verilen Yapı Ruhsatlarında yüzde 58,6 oranında azalma oldu. Peki bunun gerekçeleri nelerdir?

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri

Türkiye geneli Yapı Ruhsatı verilen Bina sayısı yüzde 41,1 azaldı

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri dikkate alındığında, Belediyeler tarafından Türkiye genelinde verilen yapı ruhsatlarının bir önceki yılın aynı dönemine göre;

  • Bina sayısı bakımından %41,4,
  • Yüzölçümü bakımından %55,1,
  • Değeri bakımından %44,7 ve
  • Daire sayısı bakımından %58,6 oranında azaldı.

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri 

Yapı Ruhsatı verilen yapıların toplam Yüzölçümü 105,9 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 54,9 milyon metrekaresini konut alanı,
  • 31,3 milyon metrekaresini konut dışı alan ve
  • 19,6 milyon metrekaresini ortak kullanım alanı oluşturdu. 

Kullanma amacına göre;

  • 72,5 milyon metrekare ile en yüksek payı iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar teşkil etti. Bunu
  • 9,2 milyon metrekare ile kamu eğlence, eğitim, hastane veya bakım kuruluşlarına ait binalar izledi.

 

Yapı sahipliğine göre;

  • 84,3 milyon metrekare ile Özel Sektör en büyük paya sahip oldu. Bunu
  • 20,1 milyon metrekare ile Devlet Sektörü ve
  • 1,4 milyon metrekare ile Yapı Kooperatifleri takip etti. 

 

Bu dönemde toplam 485 bin 356 daire Yapı Ruhsatı aldı.

  • 441 bin 147 daire ruhsatı Özel Sektör,
  • 39 bin 262 daire ruhsatı Devlet Sektörü ve
  • 4 bin 947 daire ruhsatı Yapı Kooperatifleri tarafından alındı.

 

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 12,4 milyon metrekare ile İstanbul en yüksek payı aldı. Takiben
  • 7,4 milyon metrekare ile Ankara,
  • 5 milyon metrekare ile İzmir illeri geliyor. 
  • Sırasıyla Ardahan, Tunceli, ve Şırnak yüzölçümü en düşük olan iller oldu.

 

Daire sayılarına göre;

  • 62 bin 617 adet ile İstanbul en yüksek payı aldı. Takiben
  • 27 bin 523 adet ile İzmir ve
  • 23 bin 739 adet ile Ankara geldi. 
  • Sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Tunceli Daire sayısı en az olan iller oldu.

Yapı Ruhsatı, Ocak – Eylül, 2016-2018

Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümünde artış

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri baz alındığında Belediyeler tarafından verilen Yapı Kullanma İzin Belgesi sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre;

  • Bina sayısı bakımından yüzde 3,7,
  • Yüzölçümü bakımından yüzde 1,6,
  • Değeri bakımından yüzde 28,8,
  • Daire sayısı bakımından yüzde 3,8 oranında arttı.

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri referansla Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen binaların toplam yüzölçümü 115,5 milyon metrekare olarak gerçekleşti. Bunun

  • 66,9 milyon metrekaresini konut alanı,
  • 25,9 milyon metrekaresini konut dışı alan ve
  • 22,7 milyon metrekaresini de ortak kullanım alanı oluşturdu. 

Kullanma amacına göre;

  • 87,5 milyon metrekare ile en yüksek payı iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar aldı.
  • Bunu 6,1 milyon metrekare ile toptan ve perakende ticaret binaları takip etti.

 

Yapı sahipliğine göre;

  • 98,8 milyon metrekare ile en büyük payı Özel Sektör aldı.
  • Bunu 14,6 milyon metrekare ile Devlet Sektörü ve
  • 2,1 milyon metrekare ile Yapı Kooperatifleri takip etti.

 

 Daire sayısına göre de toplam 593 bin 945 daire YKİB aldı. Bunun 

  • 536 bin 271’i Özel Sektör,
  • 48 bin 209’u Devlet Sektörü ve
  • 9 bin 465’i Yapı Kooperatifleri tarafından alındı.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 19,1 milyon metrekare ile İstanbul en yüksek payı aldı. Ardından
  • 10,3 milyon metrekare ile Ankara,
  • 6,7 milyon metrekare ile İzmir geldi.
  • Sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Hakkari yüzölçümü en düşük olan iller oldu.

 

Daire  sayılarına göre; 

  • 105 bin 763 adet ile İstanbul en yüksek payı aldı. Takiben
  • 41 bin 795 adet ile Ankara ve
  • 41 bin 153 adet ile İzmir geldi.
  • Sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Hakkari daire sayısı en az olan iller oldu. 

Yapı kullanma izin belgesi, Ocak – Eylül, 2016-2018

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;

Türkiye geneli Yapı Ruhsatı alımlarında bu dönemde ortalama yüzde 50 gibi bir düşüş yaşandı.

Bu düşüşe en önemli etmen olarak; yılın ikinci çeyreğinden itibaren yaşanan dövizdeki aşırı dalgalanma gösterilebilir. 

Döviz kurundaki aşırı yükselmeye bağlı olarak ülkede ekonomik belirsizlik ve durgunluk yaşandı.

Kur farkını dengeleme amaçlı banka kredi faizlerinin yükselmesi ile gerek Türk vatandaşları gerekse de Yabancı uyruklu vatandaşların gayrimenkul alımı zayıfladı. 

Bu süreçte inşaatı devam eden projelerin tamamlanması ile birlikte ülke geneli mevcut konut stoğu artmaya devam etti. 

Mevcut konut stoğunu eritme ve devam eden projelere finansal kaynak bulma amaçlı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde, başta Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve sektörel temsilcilerin desteğiyle peş peşe açıklanan konut kampanyalarının inşaat sektörüne olumlu yansımasını TÜİK 2018 Ekim ayı Konut Satışları verilerinde gördük.

Ancak döviz bazlı ana hammadde girdilerinin yükselmesi etkisiyle bu dönemde inşaat maliyet endeksi (İME) büyük artış gösterdi.

Gayrimenkul talebinin düşmesine bağlı olarak satış fiyatları üzerinde oluşan baskı sebebiyle bu yapım maliyetlerini müteahhitler kompanse etmek durumunda kaldı. 

Sektörde karlılığın ve cironun beklenen seviyenin altında gerçekleşmesi ve talebin azalmasına bağlı olarak Yatırımcılar İnşaat sektöründen çıkmaya başladılar.

Bu da sonuç olarak yeni projelerin askıya alınmasını veya iptalini doğurdu.

‘İmar Kanunu’ Uygulamasında Önemli Değişiklikler!

Bakanlık, mevcut ‘İmar Kanunu’ uygulamasında çok önemli değişikliklere hazırlanıyor. Yasa değişiklik taslağı ile birlikte İmar Planı dahilinde rayiç artışları sonucu oluşan rant, ruhsat iptali, yıkım kararı, hak kayıpları gibi konularda bir dizi değişikliğe gidiliyor.

İmar Kanunu değişiklik taslağı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İmar Kanunu değişikliği ile, arsa imar planı değişikliği ile oluşacak rantın devlete ödenmesini öneriyor.

Hürriyet‘in haberine göre; Bakanlık, İmar Kanunu dahilinde ‘şehirlerde rant vergisi’ planını ilk kez 4 sene önce gündeme getirmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yasa değişiklik taslağına ekleyeceği kritik bir madde ile  İmar Planı dahilinde tekrar gündeme getirdi. Hazırlanan yasa taslağına göre, imar planında gerçekleşen değişikliklerde arsada değer artışı olursa aradaki farkın tamamı devlete ödenecek.

İmar Kanunu Yasa Taslağı

Bu düzenlemeyi, ‘şehirlerde rant vergisi’ adıyla eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın 2014 yılında kamuoyuna duyurmuş, ancak 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde rafa kaldırılmıştı. 2016 yılında da tekrar çıkarılmak istenen düzenleme o haliyle kalmıştı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 3194 sayılı İmar Kanununda yapmayı planladığı değişiklikle konuyu 4 yıl aradan sonra, tekrar gündeme getirdi. Bakanlığın hazırladığı İmar Kanunu yasa taslağına göre; imar planında konut olarak görülen arsanın AVM’ye dönüştürülmesi veya kat sayısının beşten 15’e çıkması gibi plan değişikliklerinde, arsa değerindeki artışın tamamı devlete ödenecek.

12 maddelik İmar Kanunu yasa taslağıyla, imar planı değişiklikleriyle ilgili bir madde eklenmesi bekleniyor. O madde, “Yoğunluk artışı, bina yüksekliği, kat adedi, kullanım amacı değişikliğine yönelik uygulama imar plan değişikliği sonucu değerinde artış olan taşınmaz maliklerinden, taşınmazın artan arsa değerinin tamamı ‘değer artış payı’ olarak alınır. Değer artış payı bedelinin tespitinde, imar planı değişikliği sonucunda taşınmazın imar durumunda kıymet bakımından meydana gelecek artış dikkate alınır ve 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde belirtilen bedel tespiti esasları gözetilir” hükmünü içeriyor.

Değer artışının ne kadar olduğuna ise idarenin oluşturacağı değer tespit komisyonu karar verecek. Ancak komisyonun tespiti, en az iki lisanslı gayrimenkul değerleme şirketinin bulduğu rakamın aritmetik ortalamasından az olamayacak.

Tapuya Şerh Konacak

Değer artış payı ödeninceye kadar tapu kütüğüne şerh konacak. Vatandaş sözkonusu bedeli ödeyinceye kadar, bu parselle ilgili satış, ipotek, trampa, kiralama ve benzeri işlemler duracak. Yapı Ruhsatı da değer artış payı ödenmeden düzenlenemeyecek.

Değer artış payının;

  • yüzde 30’u imar planı değişikliğini onaylayan ilgili idarede açılacak kamulaştırma hesabına,
  • yüzde 30’u Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın dönüşüm projeleri özel hesabına,
  • yüzde 40’ı Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yatırılacak.

Değer artış payı ayni olarak alınırsa, aynı kurumlara yine bu oranlarda hisselendirilecek. Kıyı Kanunu, Organize Sanayi Bölgeler (OSB), Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Kentsel Dönüşüm Kanunu bu düzenleme kapsamı dışında tutulacak.

Kirlilik Bedeli

Taslak hazırlıklarında değer artış payının önce yüzde 30’unun arsa sahibine verilmesi, yüzde 70’inin kamuya ödenmesi şeklinde ele alınmıştı. Ancak son aşamada tamamının kamuya gitmesi doğrultusunda karar alındı.

Gerekçe olarak da; o bölgede trafik, hava kirliliği gibi olumsuzluklara sebebiyet vereceği ve bu bedellerin buna karşılık olarak alındığı gösterildi. İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe, plan dışı yapılaşmanın, o bölgede altyapı sorunları ile çevre kirliliği, trafik yoğunluğu gibi sakıncalarına da dikkat çekti.

Kaçak Yapıyı Hemen Yık

Bir önemli değişiklik de; İmar Planlarının kesinleşmesinden itibaren 6 aylık süreden sonra plan iptali, revizyonu veya değişikliği gerekçe gösterilerek, alınmış yapı ruhsatları iptal edilemeyecek, inşaat durdurulamayacak.

Mevcut mevzuatta ruhsat alınmadan ya da ruhsata aykırı olarak yapılan yapıların mühürlenerek durdurulacağı hükmü bulunuyor. Taslağa yeni bir fıkra eklenmek suretiyle, idare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıklarının giderilemeyeceği tespit edilen yapılarda, bir aylık süre beklenmeden ruhsatın iptal edilerek, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina ya da mevzuata aykırı imalatların, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip yıktırılması hükme bağlanıyor.

Yıkım Kararı sonucu gerçekleşen yıkım masrafı da yapı sahibinden alınak

Şehir Rantının Vergilendirilmesi

Açıklamaya göre yetkililer, söz konusu yasa değişikliğinin kabulü halinde şehir rantının nasıl vergilendirileceğini şöyle anlattılar;

“İstanbul’da imar planında 5 katlı konut izni bulunan bir arsa için vatandaş, hem yoğunluk artışı hem de fonksiyon değişikliği talebiyle başvursa.

Bunun sonucunda oraya 10 katlı bir otel, AVM, iş merkezi, rezidans veya hastane yapılması vs izni çıkarsa, arsanın değeri artacak.

Eğer değer artışı mesela 5 milyon liradan 15 milyon liraya yükselmişse, aradaki 10 milyon liralık fark devlete ödenecek. ”

Hak Kaybı Mağduriyetleri Davaya Konu Olabilecek

Yasa Taslağına göre, ada oluşturan tek parseller haricinde, parsel bazında nüfus, yapı yoğunluğu, kat adedi, bina yüksekliği artırımı vs sebebiyle imar planı değişiklikleri de yapılamayacak.

Yalnızca doğrudan hak kaybı olanlar, ilgili kısımla sınırlı olmak üzere, kesinleşen planlara karşı, dava açılabilecekler.

İmar planlarına ilişkin olarak idari yargıya başvurulması halinde, bir yerde birden fazla idare mahkemesinin bulunması durumunda, davaların hangi idare mahkemesinde görüleceğine Hâkimler ve Savcılar Kurulu karar verecek.

Yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü yüzde 41,8 azaldı.

Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarının 2018 yılının ilk altı ayında bir önceki yıla göre, bina sayısı %28,1, yüzölçümü %41,8, değeri %28,2, daire sayısı %46,1 oranında azaldı.
.

Yapı ruhsatı verilen binaların 2018 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında;

Yapıların toplam yüzölçümü 75,3 milyon m2 iken; bunun 39,5 milyon m2’si konut, 22 milyon m2’si konut dışı ve 13,8 milyon m2’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Kullanma amacına göre 52 milyon m2 ile en yüksek paya iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 6,3 milyon m2 ile kamu eğlence, eğitim, hastane veya bakım kuruluşları binaları izledi.

Yapı sahipliğine göre, özel sektör 60,3 milyon m2 ile en büyük paya sahip oldu. Bunu 14,2 milyon m ile devlet  sektörü  ve  0,8 milyon m2  ile  yapı  kooperatifleri  izledi. Daire  sayısına göre ise, toplam  349 bin 985 dairenin 319 bin 251’i özel sektör, 27 bin 698’i devlet sektörü ve 3 bin 36’sı yapı kooperatifleri tarafından alındı.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre 8,5 milyon m2 ile İstanbul en yüksek paya sahip oldu. İstanbul’u, 4,9 milyon m2 ile Ankara, 3,3 milyon m2 ile İzmir illeri izledi. Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Tunceli, Ardahan ve Şırnak oldu.

Daire  sayılarına   göre,  İstanbul  ili  43 bin 521  adet   ile  en   yüksek   paya   sahip  oldu.  İstanbul’u  17 bin 995 adet ile İzmir ve 15 bin 859 adet ile Ankara illeri izledi. Daire sayısı en az olan iller sırası ile Şırnak, Ardahan ve Tunceli oldu.

Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların yüzölçümü %0,3 azaldı.

Belediyeler tarafından verilen yapı kullanma izin belgelerinin 2018 yılının ilk altı ayında bir önceki yıla göre, yüzölçümü %0,3 oranında azalırken, bina sayısı %1,7, değeri %23,6, daire sayısı %1,9 oranında arttı.

Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların 2018 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında;

Yapıların toplam yüzölçümü 77 milyon m2 iken; bunun 44,7 milyon m2’si konut, 16,9 milyon m2’si konut dışı ve 15,4 milyon m2’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Kullanma amacına göre 58,7 milyon m2 ile en yüksek paya iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 3,5 milyon m2 ile ofis (işyeri) binaları izledi.

Yapı sahipliğine göre, özel sektör 64,8 milyon m2 ile en büyük paya sahip oldu. Bunu 10,8 milyon m2ile  devlet  sektörü  ve  1,4 milyon m2  ile  yapı  kooperatifleri  izledi.  Daire  sayısına  göre  ise,  toplam 397 bin 120 dairenin 352 bin 603’ü özel sektör, 37 bin 948’i devlet sektörü ve 6 bin 569’u yapı kooperatifleri tarafından alındı.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre 13,4 milyon m2 ile İstanbul en yüksek paya sahip oldu. İstanbul’u 6,9 milyon m2 ile Ankara, 4,4 milyon m2 ile İzmir izledi. Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Hakkari oldu.

Daire  sayılarına   göre,  İstanbul   ili  74 bin 196  adet  ile  en   yüksek   paya   sahip  oldu.  İstanbul’u 28 bin 247 adet ile Ankara ve 28 bin 32 adet ile İzmir illeri izledi. Daire sayısı en az olan iller sırası ile Şırnak, Ardahan ve Hakkari oldu.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27755