Yurtdışında Çalışmanın Avantajları Nelerdir?

Tekrar merhaba. Yurtdışında Çalışmanın Avantajları konusuna geçmeden önce, bundan bir önceki makalem olan, Yurtdışında Çalışmanın Zorlukları Nelerdir? isimli paylaşımımı okumanızı tavsiye ederim.

Yurtdışında Çalışmanın Avantajları

(Orada bardağın boş tarafından bakmıştık, Yurtdışında Çalışmanın Avantajları konusunda ise dolu kısmına değinmeye çalışacağım.)

Ülkemizde şu dönemde işsizlik giderek artmakta. Bu da bir çoğumuzu yeni arayışlara sevketmekte. Özellikle inşaat sektöründe yaşanan daralma, çok sayıda meslektaşımızı yurtdışı projelere sevketmekte.

Birçok mimar, mühendis, tekniker, idari personel ve işçimiz sözkonusu referans projelerde görev almak suretiyle ülkemizi yurt dışında gururla temsil etmekteler. Elbette bu göründüğü kadar da kolay olmamakta. Ancak her şeye rağmen projemizi başarılı bir şekilde teslim edip ülkemize döndüğümüzde, maddi kazanımı yanında bize farklı birçok meziyet katmış olduğunu görüyoruz. Yurtdışında çalışırken zaman zaman zorlandığımızda, hatırımıza bu kazanımları getirip, yetki ve sorumluluğumuza odaklanmaya çalışırız.

Yurtdışında Çalışmanın Avantajları

Zorlukları yanında, Yurtdışında Çalışmanın Avantajları şu şekilde sıralanabilir;

Maddi Kazanç;

Genelde ülkemizdeki Türk Lirası maaş tutarının rakamsal bazda karşılığı (Euro veya Dolar) döviz cinsinden aylık ücret almaktayız. Yurtdışında genelde temel maaş (basic salary) ve buna ilave olarak da barınma harcırahı (accommodation allowance) ve ulaşım harcırahı (transportation allowance) uygulaması vardır. Bunların toplamı tutarında bir ücret aylık olarak banka hesabımıza yatar.

Yıllık İzin;

Yıllık ücretli izin uygulaması ülkeye göre değişmekle birlikte, genelde dini ve resmi tatil günlerine ilave olarak 30 takvim günü şeklindedir. İznimizi bu dini veya resmi tatil günleri ile birleştirip uzunca bir tatil yapma veya bölmek suretiyle yıl içerisinde birkaç kez izin yapma imkanımız olur. Türkiye’de yıllık iznin ortalama 2 hafta olduğunu düşünürsek, dinlenmek ve ailemize ayırmak için bu süre oldukça yeterlidir.

Bilgi, Hizmet ve Know-How ihracı;

Türk vatandaşları olarak, yer aldığımız nitelikli ve nicelikli projeler yoluyla yurt dışına teknik ve mesleki bilgi, hizmet ve know-how ihracı yapmış oluyoruz. Temel amacımız para biriktirmek olduğu için, asgari harcamalarımız dışındaki parayı Türkiye’ye göndeririz. Bu sayede, ülkemiz ekonomisine ciddi manada olumlu katkımız olur.

Türkiye’yi Yurtdışında temsil etme;

Çalışkanlık, dürüstlük, gelenek ve göreneklere bağlılık, yardımseverlik, kollektif iş yapabilme becerisi gibi iş ahlakı ve karakter değerlerimiz ile yurtdışında ülkemizi ve milletimizi onur ve gururla temsil etmekteyiz.

Farklı bir Coğrafyayı görme;

Bulunduğumuz ortamdan farklı bir coğrafi konuma gitmek suretiyle yeni yerleri ve yöreleri görme imkanı buluyoruz. Tabii özellikleri yanında farklı iklim ortamlarında ve zaman dilimlerinde bulunmak suretiyle değişik doğa koşullarına uyum sağlama imkanımız oluyor.

Farklı bir Kültürü tanıma;

O ana kadar yaşadığımızdan farklı bir kültüre dahil oluyoruz. Bu sayede başka kültürlerin yemeklerini, adetlerini, geleneklerini ve göreneklerini tanıma fırsatı buluyoruz. Proje şartları gereği kamp, lojman veya şantiye ortamı içerisinde olmamız durumunda dahi, farklı milletlerden mesai arkadaşlarımız ile diyaloğumuz sayesinde karşılıklı kültürel alış-verişlerimiz olmakta.

Farklı bir Dil öğrenme;

Büyük olasılıkla farklı bir dilin konuşulduğu bir ülkeye gidiyoruz. O ülkede anadil olarak Türkçe konuşuluyor olsa bile, lehçe ve kelime farklılıkları illaki oluyor. Anadil olarak İngilizce konuşulan ülkeler dışındaki diğer memleketlerde farklı bir yerel dil kullanılmakta. Bu yüzden, sosyal hayatta ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek kadar yerel kelime bilmemiz gerekmekte. Bu iletişim sayesinde yeni bir dil öğrenme veya bildiğimiz bir yabancı dili pekiştirme imkanımız oluyor. Bu konudaki gelişim düzeyi kişinin kendi gayreti ile doğru orantılı olarak artmaktadır.

Farklı İş Yapma Yöntemi;

Her ülkenin ve kültürün farklı bir iş yapma yöntemi oluyor. Bu teknik ve yöntemleri gözlemleyip, kendimizi ona göre geliştirme fırsatımız olabiliyor.

(Olabildiğince yalın ve abartısız bir üslupla aktarmaya çalıştığım Yurtdışında Çalışmanın Avantajları konusu ile ilgili sizlerin de ilaveleri olabilir. Lütfen, sizce önemli olan hususları mithat.gueney@gmail.com ‘a yazın. Teşekkür eder, iyi günler dilerim.)

Saygı ve sevgilerimle

Mithat GÜNEY, PMP
www.mithatguney.com

Bu makalem, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Yurtdışında Çalışmanın Zorlukları Nelerdir?

Merhaba değerli kardeşlerim ve kıymetli dostlarım. Bu yazımda sizlere, yurtdışında çalışmanın zorlukları hakkında kısa başlıklar halinde bilgi vermek istiyorum.

Yurtdışında Çalışmanın Zorlukları

Ülkemizde işsizliğin arttığı şu dönemde bir çoğumuz yeni arayışlar içerisindeyiz. Özellikle inşaat sektöründe yaşanan daralma, çok sayıda meslektaşımızı yurtdışı projelere sevketmekte. Dünya genelinde 2018’de Türk Müteahhitlerimiz 261 proje üstlendi. Bunun da yurtdışında Proje Yönetimi konusunda faaliyet göstermek istememizde hatırı sayılır bir etkisi var. Ancak yurtdışında çalışmanın zorlukları da var elbette.

Çok sayıda mimar, mühendis, tekniker idareci ve işçi vatandaşımız sözkonusu referans projelerde görev almak suretiyle ülkemizi yurt dışında gururla temsil etmekteler. Türkiye vatandaşlarının bu tarz nitelikli ve nicelikli projelerde yer alması, bir bakıma yurt dışına teknik ve mesleki bilgi ve tecrübe ihracatı anlamına gelmektedir. Bunun yanında maddi birikimlerini ana vatanlarına göndermek suretiyle, ülke ekonomisine ciddi manada olumlu katkı da sağlamaktalar.

Bu girişten sonra gelelim, asıl konumuz olan, yurtdışında çalışmanın zorlukları konusuna;

Farklı bir Coğrafya;

Her şeyden önce bulunduğunuz yerden farklı bir coğrafi konuma gidiyorsunuz. Ne ile karşılaşacağını bilmeden çıkılan yolda bu bilinmezlik psikolojisi, insanı hep tedirgin etmiştir.

Farklı bir Kültür;

Kendi kültürünüzden farklı bir ortama giriyorsunuz. Adetleri, gelenekleri ve görenekleri farklı bir topluma dahil oluyorsunuz. Her ne kadar çoğu projede kamp, lojman veya şantiye ortamı olsa da, sonuçta sosyal hayatta diğer kültürden insanlarla karşılaşıyorsunuz. Zor durumda kalmama adına, o kültürün yaşam biçimini hızlıca tanıyıp, adapte olmanız faydanıza olacaktır.

Farklı bir Dil;

Büyük olasılıkla farklı bir dilin konuşulduğu bir ülkeye gidiyorsunuz. O ülkede köken olarak aynı dil konuşuluyor olsa bile, lehçe ve kelime farklılıklarından dolayı, illaki iletişim güçlüğü çekeceksiniz. İngilizce’niz çok iyi olabilir. Fakat, bulunduğunuz ortamda, ana dili İngilizce olan ülkeler dışında, farklı bir yerel dil kullanılıyor olacak. En basitinden marketten ekmek alırken, onun o dildeki karşılığını biliyor olmanız gerekecek. Ne de olsa ekmek parası için gitmiyor muyuz yurt dışına?

Farklı bir İklim;

Gittiğiniz ülkenin uzaklığına ve konumuna bağlı olmakla birlikte, elbette az veya çok bir iklim farkı olacaktır. Gideceğiniz ülkenin iklim koşullarına uyum sağlamak bazen tahmininizden daha güç olabilmektedir. Bu, günlük çalışma saatlerini dahi etkileyecek boyutta olabiliyor. Gitmeden önce o konuda ön bilgi alıp, ona göre önlem almak yararınıza olacaktır.

İş Yapma Yöntemindeki Farklılık;

Her ülkenin ve kültürün farklı bir iş yapma yöntemi vardır. Bu yöntemleri gözlemleyip, kendinizi ona göre uyarlamanız gerekebilecektir. Resmi daire, market ve iş yerlerinin gün içi çalışma ve istirahat saatleri, haftalık tatil günleri, ülkeler arası saat farkı gibi konular büyük önem arzetmektedir.

Yüksek miktarda Barınma Gideri;

Anavatanınızdakine ilave olarak ikinci bir barınma gideriniz daha olacaktır. Genellikle aynı mekanda tek başınıza veya bir kaç arkadaş birlikte kalacağınız için, bu maliyet yüksek olabilmektedir. Dinlenebileceğiniz ve kafa dinleyebileceğiniz özel zaman dilimi yalnızca ev ortamında olacağı için, ev arkadaşı seçiminiz çok önemlidir. Bazen çok iyi iki dostun, aynı ev ortamını paylaştıktan kısa bir süre sonra son derece kötü bir şekilde ayrıldıklarına şahit olduk veya duyduk.

Yüksek miktarda Yeme İçme Gideri;

Genellikle tek başınıza veya bir kaç arkadaş birlikte kalacağınız için, alacağınız erzak ve pişireceğiniz yemek miktarı az olmak durumunda olacaktır. Elinizin ayarı da yoksa eğer, çoğu pişirdiğiniz yiyecek henüz bitmeden çöpe gitmek durumunda kalacak. Az miktarlar halinde tedarik edeceğiniz için, aldığınız erzağın size maliyeti yüksek olacak. Veya son kullanma tarihi geleceği için, tükenmeden atmak durumunda kalacaksınız.

Ne derler bilirsiniz; “Yemeklerinizi ailenizle birlikte yiyin, toplu yemekte bereket vardır.” [1] Normal aile ortamında 2-3 kişinin doyabileceği miktarda bir yemeği siz tek başınıza pişirmek durumunda kalacaksınız. Kamp ortamında kalıyor olsanız da normal öğünlere ilave olarak illaki bir zulanız olacaktır. Hele hele yemek yapma beceriniz yok ve; “Ne uğraşacağım, ben dışarıda yerim.” diyorsanız, sizin durumunuz daha da vahim.

Yüksek miktarda İletişim Gideri;

Sosyal çevrenizden ve dostlarınızdan uzakta olacaksınız. Ailenizi beraberinizde getirmediğiniz sürece onlarla olan iletişiminiz telefon ve internet üzerinden olacaktır. Çoğu ülkede internet ücretleri hala yüksek düzeyde seyrediyor. Dolayısıyla iletişim gideri aylık harcamalarınızda önemli bir paya sahip olacak. Evli iseniz ve üstüne çocuğunuz da varsa, bu miktar daha da artacaktır.

Yüksek miktarda Seyahat Gideri;

Ülkenizden ve sevdiklerinizden uzakta olacağınız için, doğal olarak, yıllık izinlerinizi vatanınızda onlarla birlikte geçirmek isteyeceksiniz. Çoğu firma yılda bir defa olmak üzere gidiş-dönüş uçak bileti alıyor veya buna karşılık belli bir sabit ücret ödüyor.

Ancak, yılda bir sefer görüşmek yeterli gelmeyeceği için veya bayramlarda da vatanınızda, ailenizle ve dostlarınızla bir arada olmak isteyeceğiniz için ekstra seyahat harcamalarınız olacaktır.  

İklim Değişiklikleri;

İklim değişikliği, daha ziyade uluslar arası seyahate bağlı olarak i sizi ciddi manada etkileyebilir. Mevsim şartlarına uygun kıyafet ve eşya seçimi yapmalısınız.

Gurbette Yaşama Psikolojisi;

Her şeyden önce ana vatanınız dışında bulunacaksınız. Bulunduğunuz ülke ne kadar modern, özgür, lüks dahi olsa, sonuçta sizin memleketiniz değil. Bu psikoloji yurt dışında bulunduğunuz sürece sizin üzerinizdeki bir kıyafet gibi olacaktır. Çoğu zaman haklı olmaktan ziyade, “problem olmasın yeter”i amaçlamak durumunda kalacaksınız. Ne demiş altın kafesteki bülbül; ”Vatanım.” [2]

(Bugün bardağın boş tarafından baktık. Olabildiğince yalın ve abartısız bir şekilde yurtdışında çalışmanın zorlukları hakkındaki önemli hususları aktarabilmeye çalıştım. Genelleme yaptığım için, elbette sizlerin bulunduğu ortamlara göre ilaveler veya eksiltmeler yapılabilir.  Lütfen siz de benim değinmediğim, sizce önemli olan hususları yazın. Bir sonraki yazımda Yurdışında Çalışmanın Avantajları’ndan bahsedeceğim. Tekrar görüşmek dileğiyle.)

[1] Hz. Muhammed (SAV) [2] Atasözü

Saygı ve sevgilerimle

Mithat GÜNEY, PMP
www.mithatguney.com

Bu makalem, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Emlak Konut Yurtdışına Açılıyor

Emlak Konut Genel Müdürü Hakan Gedikli, yurtdışında bir kaç noktada temsilcilik açmayı planladıklarını belirtti.

Emlak Konut

Emlak Konut Genel Müdürü Hakan Gedikli, Emlak Konut’un yeni dönemde hedeflerini ve “Türkiye için Kazanç Vakti” kampanyasına dair son bilgileri paylaştı.

İfadesinde, Emlak Konut yurtdışına açılıyor müjdesini verdi.

Emlak Konut olarak Kampanyanın 2 aylık sürecinde 3 bin bağımsız bölümü satmayı hedeflediklerini belirten Gedikli, “Çok yoğun ilgi ve talep var. Bu yüzden projeye dahil olan konutları 4-5 bine çıkarabiliriz. İstanbul ve İzmir’deki yeni projelerimizi de bu kampanyaya dahil edeceğiz. Kampanya sonunda 2,5-3 milyar liralık ciro gerçekleşmesini tahmin ediyoruz. Belki üzerine bile çıkabilir” şeklinde ifade etti.

Gedikli, “12 yıldır Emlak Konut‘ta, çeşitli birimlerde çalıştım. Genel Müdürümüz Murat Kurum’un bakan olmasıyla bize de böyle bir görev verildi. Biz de önce layıkıyla bu emaneti taşımaya çalışacağız. Bizim de bundan sonraki süreçte daha farklı, daha güçlü işler yapmamız gerekiyor. Bayrağı daha da ileri taşımamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Satış konusunda biraz daha yurt dışına açılmamız gerekiyor”

Emlak Konut olarak konut satışı ile ilgili yeni çalışmalar yaptıklarını aktaran Gedikli, şu bilgileri verdi:

“Daha farklı iş alanları ve geliştirmeler yapmamız gerekiyor. Satış konusunda biraz daha yurt dışına açılmamız gerekiyor. Gerek Avrupa‘da gerek Doğu‘da satış konusunda Türkiye olarak bir organizasyonumuz yok. Yabancılar hep bir aracı firmayla, akraba ya da çevresiyle Türkiye’den gayrimenkul alıyor. Bazen de sorun yaşıyor. Bu durum Türkiye’nin algısını da zedeliyor.

Bu yüzden satış konusunu gayrimenkul geliştirme, fon, finans konusunu yurt dışına açmamız gerekiyor. Bu konuda da çalışmalarımız var. Bu yeni bir süreç. Yurt dışında birkaç noktada temsilcilik açmayı düşünüyoruz. Emlak Konut olarak birkaç nokta belirleyeceğiz. Bununla ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz. Girdiğimiz noktalar başlangıç için doğru olmalı. Bunu sonra genişletebiliriz.”

Türk inşaat sektörü dünyada ilk üçün içerisinde

Sektörel bazda Türk Müteahhitler dünyada ilk 3’ün içerisinde bulunduğunu anlatan Gedikli, “Almanya, Çin ve Türkiye müteahhitlik sektöründe öncü ülkelerden. Bu yüzden, dünyanın çeşitli noktalarında satış, pazarlama ve finans geliştirme anlamında bunu yaymamız lazım. Fuarlarda da olmalıyız ama yurt dışında ofislerimizin de olması gerekiyor. Bizim yaptığımız projeler standartlar üzerinde projeler. Bugüne kadar Türkiye’de işler yap-sat mantığıyla yürüdü. Bundan sonra biraz daha gayrimenkule dayalı finansal yatırım araçlarını çeşitlendirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Gayrimenkul fiyatları 10 yıl sabit bir ivmeyle yukarıya gitmeye başlayacak

Hakan Gedikli, hedeflerini 2018 yılının ilk yarısında, hem satış hem ihale anlamında yüzde 95 tutturduklarını aktararak, “2019 yılında yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bireysel satışın yanında yatırım çeşitliliğini sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Türkiye ve İstanbul’da gayrimenkul fiyatlarının yüksek olmadığını söyleyen Gedikli, “Şu anda bağımsız bir bölümün fiyatı neredeyse elde etme maliyeti. Bundan sonra Türkiye’de gayrimenkul fiyatları 10 yıl sabit bir ivmeyle yukarıya gitmeye başlayacak. 2005-2010 dönemindeki gibi hızlı bir şekilde olmayabilir ama bu dönemden sonra artış eğilimine geçecek. Dolayısıyla insanlar da gayrimenkule dönüşü gerçekleştirecek” yorumunu yaptı.

Gedikli, “Dövizi yatırım aracı olarak kullanan insanlar bir süre girip çıkacaklar. Daha uzun vadeli ve garanti olan gayrimenkule dönecekler. Bu dönem, saldırıların getirdiği küçük zamanlar. Bunlar uzun sürmez. Vatandaşımız dövize yatırım yapma taraftarı değil aslında. Bu durum sürdürülebilir değil, kısa süre içerisinde normale dönecektir” diye konuştu.

Sözleşmeyi imzaladığı günden dolar kurunu alıyoruz 

Gedikli, kampanya kapsamında döviz ve altınını bozdurmak isteyenlere dair şu bilgileri verdi:

“Kampanya’da dövizini altınını bozdur ama makbuzunu getir demiyoruz. Bizim için önemli olan vatandaşın bize geldiğindeki beyanı oluyor. Makbuz ya da dekont görmüyoruz. İsteyene döviz, isteyene altın, isteyene TL üzerinden sözleşme yapıyoruz. Sözleşmeyi imzaladığı günden dolar kurunu alıyoruz.

1 yıl boyunca dolar kuru yüzde 20 yükseldiyse, peşinatı oranında bu yükselişi kalan borcundan değeri oranında düşüyoruz. Dolar kuru düşerse de yatırdığı gün neyse ona sabit tutuyoruz. Yani kazanç var, kayıp yok. Vatandaş yüzde 0,98 kredi oranında banka ve kefil olmadan Emlak Konut güvencesi altında gayrimenkule girmiş oluyor.”

Kaynak: AA https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/emlak-konut-yurt-disina-aciliyor-383045.html